T.C.
SAĞLIK BAKANLIĞI
BOĞAZKALE SAĞLIK GRUP BAŞKANLIĞI

   
     
     
ANA SAYFA   |  PERSONELİMİZ   |  İLÇEMİZ   |  AŞILAR   |  İSTATİSTİK   |  İLETİŞİM    
     
www.bogazkalesgb.saglik.gov.tr

E-posta:   

 
KANSER ETKENLERİ
 
Kanser Nedir?

Kanser anormal hücrelerin kontrolsüz çoğalması ve yayılması ile karakterize bir grup hastalıktır. Tedavi edilmediği zaman ölümle sonuçlanır.

Kanserin sebebi nedir?
Çevresel ve içsel nedenler olarak ikiye ayrılabilir. Çevresel nedenler (kimyasal, radyasyon, viruslar gibi) ve içsel nedenler (hormonal, bağışıklık bozuklukları, kalıtsal mutasyonlar ve diğer genetik nedenler gibi) birlikte veya ardışık olarak hücreleri etkileyerek uzun yıllar içinde kansere yol açabilirler.

Hangi organlarda kanser olur?
Kanser tek bir hastalık olmayıp, vücuttaki tüm doku ve organlarda kanser gelişebilir.

İyi huylu ve kötü huylu tümör ne demektir?
İyi huylu tümörler kanser değildir. Başka bölgelere yayılmazlar. Tamamen çıkartıldığı zaman genellikle tekrarlamazlar. Kötü huylu tümörler ya da kanser ise komşu organ ve dokulara yayıldığı gibi, lenf ve kan yoluyla uzak organlara da yayılır. Uzak organlardaki yayılımına metastaz denir.

Kanser ne sıklıkla görülen bir hastalıktır?
Erişkinlerde her yıl 100 000 nüfus için 150-300 kişi kansere yakalanır. Ülkemizde her yıl 150 000 kişinin kansere yakalandığı tahmin edilmektedir.

Kanserden korunma mümkün mü?
Sigara ve alkol kullanımı ile gelişen kanserlerin önlenmesi mümkündür. Bu maddelerin kullanılmaması ile tam koruma mümkün olur. Ayrıca güneş ışınlarından korunma ile deri kanserinden çok yüksek oranlarda korunma mümkün olur. Kanserden korunmada beslenmenin de rolü vardır.

Kanserden nasıl korunabilirsiniz?

Sigara içmeyerek, beslenme alışkanlıklarına ve yaşam tarzına dikkat ederek, güneş ışınlarından korunarak kanserden korunmak mümkündür.

Sigara ve tütün kullanımından kaçınmak: Sigara ve tütün ürünlerinin akciğer kanseri, ağız, yutak(farinks), soluk borusu (larinks), yemek borusu, pankreas, rahim ağzı (serviks), böbrek ve idrar torbası (mesane) kanserlerine yol açtığı kesin olarak bilinmektedir. Bu kötü alışkanlıktan korunmak ile bu kanserlerden korunulabilir. Sadece sigara içenler değil, pasif sigara içicileri de bu hastalıklara karşı risk altındadır.
Beslenme ve diyet: Bitkisel kaynaklı besinlerin fazla tüketilmesi, özellikle hayvansal kaynaklı yüksek yağlı gıdaların sınırlandırılması, bitkisel yağların tercih edilmesi, fiziksel olarak aktif olup, egzersiz yapılması ve ideal ağırlığın korunması, alkol tüketiminin sınırlandırılması kanserden korunmada yararlıdır.
Güneş ışınlarından korunma: Bazal ve skuamöz hücreli deri kanserleri güneş ışınlarına maruz kalma sonucunda ortaya çıkarlar. Güneş ışınından korunulması ile bu kanserlerin gelişimi engellenir.

Erken tanı işe yarar mı?
Kişilerin kendi kendini muayenesi, kontrol muayeneleri ve taramalar ile erken tanı mümkündür, böylece hastalıklar daha erken yakalandığından tedavi şansı da çok artmaktadır. Bu nedenle hiç şikayeti olmayanlar bile düzenli doktor kontrolleri yaptırmalıdırlar. Erken tanı için bazı öneriler şöyledir:

Meme kanseri:
40 yaş ve üzerindeki bayanlar her ay kendi kendine meme muayenesi yapmalı, yılda bir kez doktor muayenesi ve mamografi yaptırmalıdır. 20-39 yaşındaki bayanlar ise her ay kendi kendine meme muayenesi yapmalı, 3 yılda bir de mamografi yaptırmalıdır.
Kalın Barsak Kanserleri:
50 yaşından sonra dışkıda gizli kan testi, belirli aralıklarla sigmoidoskopi, kolonoskopi ve barsak filmi çekilebilir. Ayrıntı için doktorunuza danışınız.
Rahim kanserleri:
Cinsel olarak aktif olanlar ve 18 yaşın üzerinde olanlar yılda bir kez PAP testi ve pelvik muayene yaptırmalıdır. Ardışık üç muayene normalse daha seyrek yapılabilir.
Prostat kanseri:

50 yaş ve üzerindeki erkekler yılda bir kez doktor muayenesi ve PSA (prostat spesifik antijen testi) yaptırmalıdır.

Kanserin başlıca belirti ve bulguları nelerdir?
Kanserin belirti ve bulguları köken aldığı doku ve organlara göre değişir. Hatta bazen hiç belirti ve bulgu vermeden kontrol muayenelerinde kanser tanısı konulabilir.
Şu belirtilere dikkat edilmelidir:

•  Dışkılama ve idrar alışkanlıklarında değişiklikler

•  Uzun süren, iyileşmeyen yaralar

•  Beklenmeyen kanama ve akıntılar

•  Meme veya başka organlarda elle hissedilen şişlikler

•  Yutma güçlüğü veya hazımsızlık

•  Siğil ve benlerde belirgin değişiklik

•  Uzun süren ses kısıklığı ve öksürük

Bu bulgular her zaman kanser demek değildir. Ancak nedenlerinin belirlenmesi için mutlaka bir doktora başvurmayı gerektirirler. Kanser bulaşıcı bir hastalık olmayıp, erken tanısı ve tedavisi mümkün bir hastalık grubudur.

Kanser nasıl tedavi edilir?

Cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, hormonoterapi, immünoterapi başlıca tedavi yöntemleridir.

  Güneş ışınlar, Soluduğumuz hava, İçtiğimiz Su, Islandığımız Yağmur, Her Gün Kullandığımız Televizyonlar, Cep Telefonları, Bilgisayar Ekranları...
Günlük hayatımızda maruz kaldığımız ultraviyole, radyoaktif ve kanserojen etkenler artık daha farklı ve daha derinden etkiliyor. Yaşadığımız çevre ve sağlığımız için

GEÇ OLMADAN ÖZLEMİNİZİ ALIN !

HAVA KİRLİLİĞİ
Çoğu kanser yapan 188 tehlikeli hava kirletici neden vardır.

Havayı neler kirletiyor?
Dış ortamlarda; fabrika ve konut bacaları, egzoz dumanları, kurşunlu dış cephe boyaları, ısı yalıtımı için dış cephede kullanılan malzemeler (asbest), fuel oil, kömür, yangınlar, volkanik patlamalar, denizlere ve etrafa kaza sonucu dökülen atıklar...

Kapalı Ortamlarda; Sigara dumanı, soba, elektrikli ya da tüplü benzeri ısıtıcılar, boya malzemeleri, halı ve benzeri döşemler, preslenmiş ahşap ürünleri (sunta) ve laminantların yapıştırılmasında kullanılan maddeler (formaldehit), temizlik malzemeleri kullanımı, haşere ilaçları kanser riskini arttıran faktörler arasındadır.

Nasıl Korunabilirsiniz?
Havalandırma sistemlerinde etkinliği yüksek olan filtreler kullanılmalıdır.
Kapalı mekanların tümünde sigara yasağı getirilmeli ve sürekli havalandırılması sağlanmalıdır.
Kirli ve kokulu işlemlerin tümü işyerleri ve evlerden uzak yerlerde korunarak (maske-eldiven) uygulanmalıdır.
Bacalar en az yılda bir kez temizletilmelidir. Bu işlem şömineler içn daha sık uygulanmalı hatta odun dumanından olabildiğince kaçınılmalıdır.
Kullanılan yakıt belediye tarafından izin verilen türde olmalıdır. (doğal gaz)
Ulaşım araçlarında kullanılan benzinin kurşunsuz ve işlenmiş olmasına dikkat edilmelidir.

SU KİRLİLİĞİ
Güvenli su yaşamdır !

Suyumuzu Neler Kirletiyor?
Nitrat Kaynakları; En önemli nitrat kaynakları gübre atık su ve kanalizasyon suları, topraktaki fazla nitratın, sulama suyu, kar ve yağmur suyuyla özellikle yüzeye yakın su tabakalarında kirlenmeye yol açmasına neden olur, bu da üründe kanserojen maddelerin çoğalmasını sağlar. Nitratın idrar kesesi ve yumurtalık kanseriyle ilgisi olduğu düşünülmektedir.

Arsenik; Suya karışabilen kanser yapıcı bir diğer madde "Arsenik"tir. Sudaki arsenik oranı mevsimsel nedenler ve özellikle deprem gibi doğal afetler sonucunda artabilir. Türkiye'nin bazı bölgelerinde, içme suyunda arseniğin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bazı ambalajlı sularda da Arsenik ve PAH (poliaromatik hidrokarbonlar) gibi kanserojen maddeler saptanmıştır.

Kurşun; Kurşun kanser yapıcı etkiye sahip bir elementtir. Lehimlenmiş sıhhi tesisatlarda kurşun bulunabilir.

Nasıl Korunabilirsiniz?
Atık su ve kanalizasyon sularının su kaynaklarına karışması engellenmelidir,
Kaynatma işlemi nitrat miktarını artırır; kaynatma işlemi sadece bakteriler için etkilidir, kanser yapıcı maddelere etki etmez,
Gübreleme işlemi doğru yapılmalı, fazla gübrelemekten kaçınılmalıdır,
Mümkün olduğunca, su tesisatlarının değişebilen parçaları yenilenmelidir,
Şehir Şebekesinden su kullanılacaksa iyi bir filtre gereklidir,
Pişirme, içme ve bebek maması hazırlamak için sıcak su musluğu kullanılmamalıdır,
Musluk, 6 saat ve üzeri kullanılmamışsa, su biraz akıtıldıktan sonra kullanılmalıdır.
Satın alınan sularda içindeki maddelere ve özellikle damacana sularında izin belgesine dikkat edilmelidir.

RADYASYON VE ULTRAVİYOLE IŞINLAR

Nasıl Yayılıyorlar?
Ultraviyole Işınlar; Ozon tabakasının incelmesi ya da delinmesi, zararlı güneş ışıklarının yeryüzüne ulaşmasına neden olmaktadır. Cilt kanserinin en önemli etkeni de, bu ultraviyole ışınlarıdır. Öğle saatlerinde güneş ışığı altında çalışan kişilerde cilt kanseri riski artmaktadır.

Radyasyon; Sigaranın içnde radyoaktif maddeler bulunduğu gibi, betonarme binalarda da bir radyoaktif  madde olan Radon Gazı (doğal radyasyonun yarısı miktarında) solumaktadır. Kontrolsüz tıbbi tetkikler, nükleer kazalar, yüksek gerilim hatları, atom bombaları ve bazı mesleki nedenler radyasyona maruz kalma nedeni olarak sıralanabilr. Esas tehlike, bilgisayarlar, televizyonlar, cep telefonları ve mikrodalga fırınlar gibi düşük frekanslı elektromanyetik radyasyon yapan elektirkli aygıtlardan gelmektedir. Radyasyon cilt, akciğer, kan, kemik, karaciğer, meme, rahim, rahim ağzı, tiroid ve kemik iliği gibi bir çok kanser türüne neden olmaktadır.

Nasıl Korunabilirsiniz?
Güneş ışınlarının en yoğun olduğu saatlerde 10:00 - 16:00 arasında direkt ışınlara maruz kalmayın (güneş yağı, şapka, şemsiye kullanabilirsiniz),
SİGARAYI BIRAKIN !
Bilgisayar ekranına mutlaka filtre koyun. Bilgisayar, televizyon veya herhangi bir göztricili aygıtın yan veya arka tarafında iki metreden daha yakın mesafede bulunmayın.
Yüksek voltajlı gerilim hatlarına yakın mesafede oturmayın ve çalışmayın (Radyasyon alanı yüzlerce metre genişliğindedir...)
Granit kayalar üzerine inşa edilmiş binalarda radyoaktif Radon gazına karşı zeminlerin ve bina girişlerinin kuralına uygun izole edilmiş ve zemin altındaki havalandırmanın gerektiği gibi yapıldığından emin olun.
Gereksiz yere röntgen ışınlarına maruz kalmayın. Röntgen çekilirken dişçinizin veya doktorunuzun diğer bölgeleri koruyucu bir örtü ile korumasını sağlayın.
Radyoaktif maddelerle uğraşan insanların koruyucu kıyafet (gözlük, tulum eldiven vs.) kullanmasını sağlayın.

KAYNAK:
http://www.saglik.gov.tr

 





 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

     

Copyright © 2006
www.bogazkalesgb.saglik.gov.tr