|
30 Ağustos Zafer Bayramı İlçemizde de coşkuyla
kutlandı. Merkez İlköğretim Okulu Bahçesinde bulunan Atatürk Büstüne
Çelenk konulması ve İstiklal Marşımızın okunmasıyla başlayan
törenlerde günün anlam ve önemine dair konuşmalar yapıldı. İlçe
Garnizon komutanlığı bahçesinde düzenlenen kokteylin ardından
ilçemizde bulunan şehit ve gazi ailelerine ziyaretler düzenlendi.
Şehit ailelerinin unutulmadığı ve kendileri için en aziz varlıkları
olan canlarını bu vatan için feda edenlere, bu ülkenin her zaman
minnettar kalacağı ve her zaman yanlarında olunacağı mesajı verildi.
gün boyu süren etkinliklere gece düzenlenen fener alayı ile devam
edildi. vatandaşlarında yoğun katılım gösterdiği fener alayında
havai fişek gösterileri düzenlendi.
GÜNÜN ANLAMI VE ÖNEMİ
Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros
Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden
alınıyor, vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu.
Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar
düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu.
Türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün
değildi. 19 Mayıs 1919'da Atatürk'ün Samsun'a çıkmasıyla, lideriyle
kucaklaşan Anadolu, Atatürk'ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı'nı
başlattı. Amasya Genelgesi'nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve
Sivas Kongreleri yapıldı. Daha sonra 27 Aralık 1919'da Ankara'ya
gelen Atatürk, 23 Nisan 1920'de TBMM'yi kurdu. Böylece hem
memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiş oluyordu. Hem de
Kurtuluş Savaşı'nın merkezi Ankara oluyordu.
TBMM meclisi yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve
kurtuluş çarelerini aradı. "Misak-ı Millî sınırları içinde vatanın
bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı görüşü"nden hareketle,
düşmanla mücadele kararı alındı. Oluşturulan düzenli ordularla
savaşa girildi. İlk başarı, Doğu'da Ermeni çetelerine karşı
kazanıldı. Daha sonra, Batı cephesinde, Yunanlılarla, I. İnönü ve II.
İnönü Savaşları yapıldı. Bu savaşların kazanılmasıyla Yunanlılar'a
büyük bir darbe indirilmiş oldu. Bunun üzerine Yunan ordusu yeniden
saldırıya geçti. Saldırı üzerine Mustafa Kemal, or-dularına: "Hattı
müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır.
Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk
olunamaz." emrini verdi.
Türk askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara
uydu. 23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya
Meydan Muharebesiyle, Türk milleti 1699 Karlofça Antlaşmasından beri
ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu. Sakarya Savaşı, Türk
milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir
savaş olarak da tarihe geçti. Bu zafer sonunda, TBMM tarafından,
Mustafa Kemal'e "gazi" unvanı ve "Mareşal" rütbesi verildi.
Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya
Savaşı'ndan sonra, büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme
kararı alındı.
1922 yılı Ağustosuna kadar, hazırlıklar tamamlandı. Güneydeki Türk
birlikle-ri, büyük bir gizlilik içinde Batı cephesine kaydmld".
İstanbul'daki cephane depolarından silah ve cephane kaçırıldı.
İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle
getirilen toplar onarıldı. Yeni silâhlar satın alındı. Ordumuza
taarruz eğitimi yaptırıldı. Bu hazırlıklardan sonra, Gazi Mustafa
Kemal'in başkomutan-lığını yaptığı ordumuz, 26 Ağustos 1922'de
düşmana saldırdı. Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30
Ağustos'ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı.
Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis'te vardı.
Bu savaş, Atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık
Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı.
Büyük Tarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman,
İzmir'e kadar takip edildi. 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla
yurdumuz düşmandan temizlenmiş oldu. Hain düşmanın, haksızca ve
alçakça işgaline "dur" diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan
yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her
yıl, 30 Ağustos günü, bayram yaparak kutluyoruz.
|