|
Halk arasında yanlış bir
şekilde menenjit aşısı adıyla tanınan “Hib aşısı” inaktive (ölü) bir
aşıdır. 1990 yılından itibaren küçük çocuklarda kullanılmak üzere Hib
konjuge aşısı ruhsat almıştır. Hib aşıları ile 2-3 doz aşılama
sonrasında çocukların %95’inden fazlası koruyucu antikorlar elde
etmektedir. Hib aşılarının hastalıktan korumadaki etkinlikleri %95-100
olarak tahmin edilmektedir.
Ağır Hib
enfeksiyonlarının %85’i ilk 5 yaş içinde görülmektedir. İlk 6 ay
içinde ise bebek annesinden almış olduğu koruyucu antikorlarla
korunmaktadır. Bebeğin 6 aylık olana kadar Hib aşılarına başlanmış
olması önemlidir.
Hib
hastalığı en çok iki yaşından küçük çocuklarda görüldüğü ve bağışıklık
sistemi henüz güçlenmemiş olan çocuklarda ciddi seyredebildiği için
prematüre bebekler de dahil olmak üzere, çocuklara 2 aylıktan itibaren
bir ay ara ile 3 doz Hib aşısı uygulanması önerilmektedir. Üç dozluk
bu ilk seri aşılamanın sonrasında bebek 16-20. aylık olduğunda tek doz
güçlendirme aşısı (rapel doz) yapılmalıdır.
6 aylık
olana kadar hiç Hib aşısı yapılmamış ve ilk defa Hib aşısı uygulanacak
olan 6 aylıktan büyük bebeklere bir ay ara ile iki doz Hib aşısı ve 18
aylıkken tekrar doz uygulanması önerilmektedir.
İlk defa
Hib aşısı uygulanacak bir yaşından büyük bebeklere ise tek doz Hib
aşısı uygulanması yeterli olacaktır.
Hib
konjuge aşıları tek başına bulunabildiği gibi difteri, tetanoz,
boğmaca aşısı ile beraber dörtlü aşı (DTB-Hib) şeklinde veya difteri,
tetanoz, boğmaca, inaktive çocuk felci ile beraber beşli kombine aşı (DTB/IPV-Hib)
şeklinde de bulunabilmektedir.
Hib
aşısı diğer çocukluk çağı aşıları ile birlikte güvenle
uygulanabilmektedir. 5 yaşından büyük çocuklara rutin olarak Hib aşısı
önerilmemektedir.
Erişkinlerde Hib aşısı invazif Hib hastalıkları açısından yüksek risk
altında bulunan orak hücreli anemi, lösemi, HIV enfeksiyonu, immün
yetmezlik, kanser kemoterapisi alanlar ve dalağın alınması gibi
durumlarda tek doz olarak uygulanmalıdır.
Her
biyolojik üründe olduğu gibi Hib aşısı uygulanmasından sonra da
allerjik reaksiyon görülebilir. Aşılarınızı her zaman tam teşekküllü
sağlık merkezlerinde uygulatınız.
Hib aşısı +2-+8 oC arasında buzdolabında saklanmalı ve kesinlikle
dondurulmamalıdır.
HEMOFİLUS
İNFLUENZA TİP B (HİB) Hastalığı
Hemofilus İnfluenza Tip B hastalığı, bakteri tarafından oluşturulan
ciddi bir hastalıktır. Genellikle 5 yaşın altındaki çocukları etkiler.
Çocuğunuz bu mikrobu Hib’i taşıyan ancak taşıyıcı olduğunun farkında
olmayan çocuk veya büyüklerden alabilir. Mikroplar insandan insana
bulaşır. Mikrop burun veya boğazda kaldığında genellikle problem
yaratmaz, fakat eğer akciğerlere inerse veya kana geçerse ciddi
problemler yaratır.
Hib 5
yaş altındaki çocuklarda,
-
Menenjit,
-
Zatüre,
-
Boğazda aşırı derecede şişlik, bu nedenle de nefes almada güçlük,
-
Kan, eklem, kemik ve kalp zarında iltihap,
-
Ölüme sebep olabilir.
Unutmayın! Sizi ve yakınlarınızı, bu hastalıklardan yalnızca Hib aşısı
koruyabilir!
HİB BAKTERİSİNİN
NEDEN OLDUĞU ENFEKSİYONLAR
MENENJİT
Menenjit
beyni saran zarın enfeksiyonudur ve Hib’in en sık neden olduğu
tablodur.Menenjitte yüksek ateş, ense sertliği ve bilinçte bozulma
görülür ve tedaviye rağmen ölüm oranı yaklaşık %5-10’dur. Hastalığı
geçirip iyileşenlerde %15-30 oranında sakatlık kalır.
EPİGLOTTİT
Epiglot,
yutma sırasında yiyecek ve içeceklerin soluk borusuna kaçmasını
önleyen bir kapakçıktır. Epiglottit ise bu kapakçığın enfeksiyonudur
ve ciddi bir şekilde solunum yolu tıkanmasına yol açabilir.
Eklem
iltihabı (artrit), Yüz boyun ve başı içine alan cilt enfeksiyonu (sellülit),
zatürre, kemik enfeksiyonu (osteomiyelit) ve kalbi saran zarın
enfeksiyonu (perikardit) daha nadir olmakla birlikte Hib’e bağlı
gelişebilen enfeksiyonlardır.
Hib
bakterisi sadece insanda barınır ve çevrede bulaştığı nesnelerin
üzerinde yaşamaz. Hib hastalıkları esas olarak hasta kişinin öksürüp,
hapşırması ile havaya dağılan bakteri yüklü damlacıkların solunum yolu
ile alınmasıyla bulaşır. Solunum yoluyla vücuda giren bakteri boğazda
barınır ve bazen hastalık yapmadan taşınabilir. Daha sonra bakteri
önce kana, daha sonrada kan yoluyla beyin zarlarına taşınıp orada
hastalığa neden olabilir.
Hib
hastalıkları Eylül ve Aralık ayları ve Mart ve Mayıs ayları arasında
olmak üzere yılda iki kez yaygın olarak görülmektedir. Hib
hastalıklarının bulaşma potansiyelinin kısıtlı olduğu düşünülmesine
rağmen aynı evde yaşayanlar, kreşler veya bakım evleri gibi yakın
temasın olduğu yerlerde salgınlara yol açabilmektedir.
 |