T.C.
SAĞLIK BAKANLIĞI
BOĞAZKALE SAĞLIK GRUP BAŞKANLIĞI

   
     
     
ANA SAYFA   |  PERSONELİMİZ   |  İLÇEMİZ   |  AŞILAR   |  İSTATİSTİK   |  İLETİŞİM    
     
www.bogazkalesgb.saglik.gov.tr

E-posta:   

 
HEMOFİLUS İNFLUENZA TİP B (Hib) AŞISI (MENENJİT AŞISI)
 

          Halk arasında yanlış bir şekilde menenjit aşısı adıyla tanınan “Hib aşısı” inaktive (ölü) bir aşıdır. 1990 yılından itibaren küçük çocuklarda kullanılmak üzere Hib konjuge aşısı ruhsat almıştır. Hib aşıları ile 2-3 doz aşılama sonrasında çocukların %95’inden fazlası koruyucu antikorlar elde etmektedir. Hib aşılarının hastalıktan korumadaki etkinlikleri %95-100 olarak tahmin edilmektedir. 

Ağır Hib enfeksiyonlarının %85’i ilk 5 yaş içinde görülmektedir. İlk 6 ay içinde ise bebek annesinden almış olduğu koruyucu antikorlarla korunmaktadır. Bebeğin 6 aylık olana kadar Hib aşılarına başlanmış olması önemlidir.

 

Hib hastalığı en çok iki yaşından küçük çocuklarda görüldüğü ve bağışıklık sistemi henüz güçlenmemiş olan çocuklarda ciddi seyredebildiği için prematüre bebekler de dahil olmak üzere, çocuklara 2 aylıktan itibaren bir ay ara  ile 3 doz Hib aşısı uygulanması önerilmektedir. Üç dozluk bu ilk seri aşılamanın sonrasında bebek 16-20. aylık olduğunda tek doz güçlendirme aşısı (rapel doz) yapılmalıdır.

 

6 aylık olana kadar hiç Hib aşısı yapılmamış ve ilk defa Hib aşısı uygulanacak olan 6 aylıktan büyük bebeklere bir ay ara ile iki doz Hib aşısı ve 18 aylıkken tekrar doz uygulanması önerilmektedir.

 

İlk defa Hib aşısı uygulanacak bir yaşından büyük bebeklere ise tek doz Hib aşısı uygulanması yeterli olacaktır.

 

Hib konjuge aşıları tek başına bulunabildiği gibi difteri, tetanoz, boğmaca aşısı ile beraber dörtlü aşı (DTB-Hib) şeklinde veya difteri, tetanoz, boğmaca, inaktive çocuk felci ile beraber beşli kombine aşı (DTB/IPV-Hib) şeklinde de bulunabilmektedir.

 

Hib aşısı diğer çocukluk çağı aşıları ile birlikte güvenle uygulanabilmektedir. 5 yaşından büyük çocuklara rutin olarak Hib aşısı önerilmemektedir.

 

Erişkinlerde Hib aşısı invazif Hib hastalıkları açısından yüksek risk altında bulunan orak hücreli anemi, lösemi, HIV enfeksiyonu, immün yetmezlik, kanser kemoterapisi alanlar ve dalağın alınması gibi durumlarda tek doz olarak uygulanmalıdır.

 

Her biyolojik üründe olduğu gibi Hib aşısı uygulanmasından sonra da allerjik reaksiyon görülebilir. Aşılarınızı her zaman tam teşekküllü sağlık merkezlerinde uygulatınız.

 

Hib aşısı +2-+8 oC arasında buzdolabında saklanmalı ve kesinlikle dondurulmamalıdır.

HEMOFİLUS İNFLUENZA TİP B (HİB) Hastalığı

Hemofilus İnfluenza Tip B hastalığı, bakteri tarafından oluşturulan ciddi bir hastalıktır. Genellikle 5 yaşın altındaki çocukları etkiler. Çocuğunuz bu mikrobu Hib’i taşıyan ancak taşıyıcı olduğunun farkında olmayan çocuk veya büyüklerden alabilir. Mikroplar insandan insana bulaşır. Mikrop burun veya boğazda kaldığında genellikle problem yaratmaz, fakat eğer akciğerlere inerse veya kana geçerse ciddi problemler yaratır.

Hib 5 yaş altındaki çocuklarda,
 

  • Menenjit,

  • Zatüre,

  • Boğazda aşırı derecede şişlik, bu nedenle de nefes almada güçlük,

  • Kan, eklem, kemik ve kalp zarında iltihap,

  • Ölüme sebep olabilir.

Unutmayın! Sizi ve yakınlarınızı, bu hastalıklardan yalnızca Hib aşısı koruyabilir!

HİB BAKTERİSİNİN NEDEN OLDUĞU ENFEKSİYONLAR

 

MENENJİT

Menenjit beyni saran zarın enfeksiyonudur ve Hib’in en sık neden olduğu tablodur.Menenjitte yüksek ateş, ense sertliği ve bilinçte bozulma görülür ve tedaviye rağmen ölüm oranı yaklaşık %5-10’dur. Hastalığı geçirip iyileşenlerde %15-30 oranında sakatlık kalır.

 

EPİGLOTTİT

Epiglot, yutma sırasında yiyecek ve içeceklerin soluk borusuna kaçmasını önleyen bir kapakçıktır. Epiglottit ise bu kapakçığın enfeksiyonudur ve ciddi bir şekilde solunum yolu tıkanmasına yol açabilir.

 

Eklem iltihabı (artrit), Yüz boyun ve başı içine alan cilt enfeksiyonu (sellülit), zatürre, kemik enfeksiyonu (osteomiyelit) ve kalbi saran zarın enfeksiyonu (perikardit) daha nadir olmakla birlikte Hib’e bağlı gelişebilen enfeksiyonlardır.

 

Hib bakterisi sadece insanda barınır ve çevrede bulaştığı nesnelerin üzerinde yaşamaz. Hib hastalıkları esas olarak hasta kişinin öksürüp, hapşırması ile havaya dağılan bakteri yüklü damlacıkların solunum yolu ile alınmasıyla bulaşır. Solunum yoluyla vücuda giren bakteri boğazda barınır ve bazen hastalık yapmadan taşınabilir. Daha sonra bakteri önce kana, daha sonrada kan yoluyla beyin zarlarına taşınıp orada hastalığa neden olabilir.

 

Hib hastalıkları Eylül ve Aralık ayları ve Mart ve Mayıs ayları arasında olmak üzere yılda iki kez yaygın olarak görülmektedir. Hib hastalıklarının bulaşma potansiyelinin kısıtlı olduğu düşünülmesine rağmen aynı evde yaşayanlar, kreşler veya bakım evleri gibi yakın temasın olduğu yerlerde salgınlara yol açabilmektedir.
 

 




 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

     

Copyright © 2006
www.bogazkalesgb.saglik.gov.tr