|
Tetanoz aşılanma ile
önlenebilen bir hastalıktır
Tetanus, ya da Kazıklı Humma
denilen Tetanoz, Clostridium Tetani adı verilen sporlu bakterinin
salgıladığı toksine bağlı olarak gelişen ve Hipokrat’dan beri bilinen
bir enfeksiyon hastalığıdır. Tetanoz etkeni hepimizin bildiği gibi
sadece ‘paslı çivi’ ya da ‘küflü teneke’de bulunmaz, ne yazık ki
toprağın üst tabakalarında, insan ve hayvanların bağırsak kanalında
bulunur ve buradan dış dünyaya yayılır. Bu nedenle tetanoz mikrobuna
yeryüzünün her yerinde rastlamak mümkündür.
Yeryüzünde bu kadar yaygın bulunan bir
bakteri ile karşılaşma oranı bu kadar yüksek, tanı ve tedavisi güç ve
ölüm oranı yüksek olan Tetanozdan en önemli korunma yolu
‘AŞILANMA’dır.
Aşı ile korunma hem
ucuz hem etkilidir. Bireyi tetanoza karşı bağışık hale getirmek için
aşağıda belirtilen aşı programları uygulanır.
Birincil
Bağışıklama:
Tetanoza karşı rutin
aşılama, bebek iki aylık olduktan itibaren birer ay arayla 3 doz
şeklinde uygulanan aşılama şeklindedir. Bebeklik döneminde tetanoz
aşısı üçlü Karma aşı (Difteri Tetanoz Boğmaca) şeklinde yapılır.
bebek 16-20 ay olduğu zaman bir hatırlatma dozu yapılır.
Daha sonraki hatırlatma dozları çocukluk döneminde ilkokul 1. ve 8.
sınıfta Difteri-Tetanoz, şeklinde uygulanır. Oluşan koruyucu
antitoksin düzeylerinin devamlılığı her 10 yılda bir yapılan Tetanoz
hatırlatma dozları ile yaşam boyu sürdürülür .
Yedi yaşından büyük
ve aşısız bir kimseye ilk kez Tetanoz aşısı uygulanacaksa, ilk iki doz
birer ay arayla, 3.doz ise ikinci aşıdan 6 ay sonra uygulanır. Yine
oluşan koruyucu antitoksin düzeyi 10 yıl arayla uygulanan hatırlatma
dozları ile sağlanır.
Yenidoğan
tetanozundan korunma amacıyla, tüm gebelerin tetanoz aşıları kontrol
edilmeli ve aşısı eksik olanlar ve özellikle son beş yılda hiç tetanoz
aşısı olmayanlar mutlaka aşılanmalı ve bu durum şartlar ne olursa
olsun ihmal edilmemelidir. Tetanoz aşısının son derece saf ve etkin
bir aşı olmasının yanısıra, sanıldığının aksine, gebelikte tetanoz
aşılamasının yapılması hem anneye hem bebeğe yaşamsal faydalar
sağlamaktadır. Ülkemizde uygulanmakta olan Sağlık Bakanlığının
Gbe Aşı Takvimi'ne
bakınız.
Yaralanma
sonrası bağışıklama :
Yaralanmalarda iğne
batmasında, küçük bir çizikte, sıyrık ve yanıklarda cilt üzerindeki
her türlü lezyonlar tetanoz hastalığı için potansiyel bir neden
oluşturabilir.
Tetanozu önlemede
uygulanacak aşılamanın yanında yara bölgesinin bakımı da önemlidir .
Yara bakım kuralları kısaca şu şekilde özetlenebilir:
- Yara temizliği ilk
fırsatta ve hijyenik koşullarda tercihen oksijenli su ile
yapılmalıdır.
- Yara içindeki tüm yabancı cisimler çıkarılmalıdır.
- Vakit geçirmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Tetanozdan korunmada
temiz yara bakımı ve kirli yaraların cerrahi tedavisinden başka en
önemli ve etkili korunma yolu aktif bağışıklama yani AŞILAMA’
dır. Bu, yaklaşık 4-6 haftalık aralarla yapılan 3 temel aşılanmadan
(Temel immunizasyon) oluşur. Daha sonra her 5-10 yılda bir rapel aşı
yapılması ile bağışıklığın devamı sağlanır.
|
 |
Aşı; koldan genellikle kas içine ya da daha az olarak cilt altına
uygulanır.
Aşı reaksiyonu olarak çoğunlukla bölgesel şişlik, kızarıklık, lenf
bezi büyümesi ve ateş görülebilir.
Tetanoz aşısı % 95 oranında hastalıktan koruyucudur. |

|